Anasayfa - Hakkımızda - İletişim Bilgilerimiz

NNC HABER - Türkiye ve Dünyadaki Son Haberler

BASIN YAYIN SANAT ŞİİR DÜNYASI’NDAN KISA KISA DUYURULAR-YAZILAR…19 Aralık 2013

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » BASIN YAYIN SANAT ŞİİR DÜNYASI’NDAN KISA KISA DUYURULAR-YAZILAR…19 Aralık 2013

BASIN YAYIN SANAT ŞİİR DÜNYASI’NDAN KISA KISA DUYURULAR-YAZILAR…19 Aralık 2013

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

Bir Tv kanalında Staj yapmak ister misiniz?
Sunucu, Spiker, Webmaster, Grafiker ve Pazarlama bölümü öğrencileri ya da mezunları, İş yeri Mecidiyeköy ve Kartal’dadır.
MURAT IŞIK
0-5466468614
yayinyonetmeni@kanal34.com

***************************************************************************************

YUSUF HALACOĞLU’NDAN 1 MAKALE;PKK;NE KÜRDÜ ? HEPSİ ERMENİ ASILLI…

YUSUF HALACOGLU
TÜRK TARİH KURUMU ESKİ BAŞKANI VE MHP MİLLETVEKİLİ

Bu namussuz Batılıların hepsi TÜRK’e ve MÜSLÜMAN’a düşmandır!.. Onları hizaya getirmeden TÜRKİYE’de terörün sona ermesi zordur! Üstelik bunlar “Kürtler’e Özgürlük” derken terör örgütlerinde Ermeniler’i ve Süryaniler’i kullanırlar. PKK’nın 35.000 kişinin kanını ellerinde ve olmayan vicdanında taşıyan Ermeni asıllı Artin Agopyan (APO) adlı liderinin dışında:

– “Parmaksız Zeki” kod adlı Şemdin Sakık, Ermeni’dir. Babaannesinin Ermeni olduğunu kendisi açıklamıştır.

– Bölücü Kürt partisi milletvekili Sırrı Sakık ta Ermeni’dir.

– Bölücü Kürt partisi sözde “eşbaşkanı” Emine Ayna, “Emine” değil, katıksız Ermeni’dir.

– PKK’nın önderlik ettiği, şimdi pek adı duyulmayan “sürgünde Kürdistan hükümeti” delegesi, 1959-Silvan doğumlu Semra Bakır, Ermeni’dir.

– Semra’nın kardeşi Orhan Bakır’ın asıl adı Armenak’tır. Ermeni terör örgütü TİKKO mensubu idi, Örgütün merkez komitesine kadar yükselen Orhan Bakır, güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada öldürülmüştür.

– 1977-Silvan doğumlu Bülent Bakır Ermeni’dir.

– “Sürgündeki hükümet” delegesi Meryem Tabaş Ermeni’dir. Dedesi Hokar, ninesi Haykanuş’tur.

– “Zazan Bertin” kod adlı 1980-Silvan doğumlu Ruşen Tapancı Ermeni’dir. Dedesinin adı Ohanis’tir. “Mavi Çarşı”nın yakılması eylemine katılmıştır.

– 1975 doğumlu Yusuf Cihangir Ermeni’dir. Dedesinin adı Vartan’dır.

– 1965-Karakaçan doğumlu Adnan Dizin Ermeni’dir. Dedesinin adı Kirkor’dur.

– 1970-Siirt doğumlu Nihat Türksoy, hiç de TÜRK soylu değildir, Ermeni’dir. Dedesinin adı Serkis, ninesinin adı Zerdo’dur.

– 1977-Bozova doğumlu Mehmet Güzel Eermeni’dir. Dedesinin adı Mıgırdıç, ninesinin adı İlsevik’tir.

– “Cihan” kod adlı, 1974-Pertek doğumlu Akif Yadigâroğulları Ermeni’dir. Büyük dedesi Apkar, ninesi Maryam’dır.

– 1973-Ömerli doğumlu Metin Gümüş Ermeni’dir. Büyük dedesi Artin, ninesi Dihram’dır.

– 1948-Palu doğumlu Zülküf Demirtaş Ermeni’dir. Bu hıristiyan herif, “HADEP İmamlar Birliği” üyesi olmuştur!..

– 1978-Silvan doğumlu Sidar Şimşek Ermeni’dir. DEHAP ilçe teşkilatında görev yapmıştır. Büyük dedesi Bedros, ninesi Luşin’dir.

– 1977-Diyarbakır doğumlu Mehmet Sami Geniş Ermeni’dir. Uyuşturucu madde kaçakçısıdır. Yakalanıp, 11/12/2002 tarihinde İstanbul; 6. DGM mahkemesinde CK/405 ve CK/403 : Uyuşturucu madde ticaretinden yargılanarak 6 yıl 8 ay ağır hapis cezasına çarptırılmıştır. Büyük dedesi Serkis, ninesi Şuşi’dir.

– 1975-Afşin doğumlu Özgür Erbil Ermeni’dir. Sahte belgeler ile yurtdışına çıkmıştır. Almanya’da, uyuşturucu tâciridir. Büyük dedesi Akup (agop), ninesi Lüsye’dir.

– 1977-Silvan doğumlu Orhan Olsen Ermeni’dir. Büyük dedesinin adı İliyo, ninesinin adı Mari’dir. Sahte çürük raporu alarak askere gitmemiştir.

– 1968-Muş doğumlu Kutbettin Akşula Ermeni’dir. 1992 yılında Muş ilinde PKK terör örgütüne maddî yönden destek sağlamak amacıyla silah kaçakçılığı yapmaktan tutuklanmıştır. Büyük dedesi Vartan, ninesi Zelha’dır. Sahte çürük raporu alarak askere gitmemiştir.

– 1979-Yurtbeyi doğumlu Barış Başak Ermeni’dir. Büyük ninesinin adı Kotine’dir. DTP kurucu üyesidir.

– 1953-İdil doğumlu Abdülaziz Özdemir Ermeni’dir. Dedesi Yusuf, ninesi Kazo’dur. 21.2.1991 günkü çatışmada ölü ele geçirilmiş, sünnetsiz olduğu tesbit edilmiştir.

– 1972-Siverek doğumlu Levent Kayadağ Ermeni’dir. Dedesi Mikdat, ninesi Havuş adındadır. 16.10.1993 günü çatışmada ölü ele geçirilmiş, sünnetsiz olduğu görülmüştür.

– 1954-Beştüşşebap doğumlu Mehmet Öztunç Ermeni’dir. Dedesinin adı Musa, ninesinin adı Miran’dır. PKK’ya yardım ve yataklıktan tutuklanmış, sünnetsiz olduğu tesbit edilmiştir. Daha sonra HADEP Antalya İl Kurulu’na seçilmiştir.

– 1977-Karayazı doğumlu İdris Sefil Ermeni’dir. Terörden hapis yatmış, sonra bir ara Konya HADEP Gençlik Komitesi üyeliği yapmıştır. Sahte çürük raporu alarak askere gitmemiştir.

– İdris’in akrabası Ersin Sefil de Ermeni’dir. Kuzey ırak’ta çatışmada öldürülmüştür.

– 1974-Hazro doğumlu Haci İçer’in hacılıkla hocalıkla alâkası yoktur, Ermeni’dir. Dedesi Ali, ninesi Gule’dir. HADEP Hazro İlçe Yönetim Kurulu üyesi idi. O da sahte çürük raporu alarak askere gitmemiştir.

– 1973-Yaylayanı doğumlu Dilâver Öncü Ermeni’dir. HADEP Konak Şubesi Yönetim Kurulu üyesi idi. Izmir’de misyonerlik faaliyetinde bulunmuş, kilisede vaaz vererek hıristiyanlık propogandası yapmıştır.

– 1965-Firke doğumlu Edip Yıldız Ermeni’dir. Büyük dedesi Ğaço, ninesi Rihan’dır. HADEP Parti Meclisi üyesi idi. PKK’lı suçluların avukatlığını yapmaktadır. Nevşehir E tipi cezaevinde yatan PKK terör örgütü mensubu Nimet Can’ın avukatlığını yapmıştır.

– 1964-Benek doğumlu Haşim Benek Ermeni’dir. Büyük dedesinin adı Şiho, ninesinin adı Kitro’dur. 16.03.1985 günü Şırnak ilçesi Dereler Köyü civarında, Eşek Mağaraları mevkiinde güvenlik kuvvetleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada sağ olarak ele geçirilmiş ve Diyarbakır mahkemesinde CK/168 : yasadışı silahlı örgüt kurmak veya katılmaktan yargılanmıştır. Hapis yatmış, sonra DEP Antalya-Muratpaşa Belediye Encümeni adayı olmuştur.

– 1954-Kamberşeyh doğumlu Mahmut Hakkı Eşiyok Ermeni’dir. Büyük dedesinin adrı Hokar, ninesinin adı Haykanuş’tur. HADEP İstanbul il teşkilatı sekreterliği yapmıştır.

– 1959-Urfa doğumlu İzzettin Kalaycı Ermeni’dir. 11.07.1986 tarihinde Diyarbakır 1. Asm mahkemesinde CK/168 : Yasadışı silahlı örgüt kurmak veya katılmaktan yargılanarak 8 yıl 8 ay hapis yatmış, sonra Şanlıurfa HADEP il teşkilatında görev almıştır. 23.06.1996 tarihinde Ankara’daki HADEP 2. olağan kongresinde Türk bayrağının indirilerek sözde PKK bayrağı asılması olayına karışmıştır.

– 1948-Kölük doğumlu Mehmet Cantekin Ermeni’dir. Büyük dedesi Bedros, ninesi Meryem’dir. Diyarbakır merkez Kayapınar Belediye başkanlığı yapan Mehmet Cantekin, 1995 tarihli milletvekili seçimlerinde Diyarbakır HADEP Milletvekili adayı olmuştur. Mehmet Cantekin Kulp Karpuzlu da köy koruyucularını yönlendirerek terör örgütü PKK’ya lojistik destek sağlamaktadır. 2003 yılında PKK’nın 1978′de kurulduğu Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde DEHAP ve Göç-Der yöneticileri ile birlikte ‘barış ağacı’ adı altında ağaç dikme töreni düzenlemiştir. Törende bölücübaşı Öcalan’ı övücü sloganlar atılmıştır.

– 1953-Siirt doğumlu Maruf Altın Ermeni’dir. Büyük dedesi Ohanis, ninesi Pori’dir. Ama babasının dönme adı Hüseyin, annesinin dönme adı Nafiye’dir. Böylece pek çok kişinin yaptığı gibi Ermeni olduklarını gizlemişlerdir. DEP İzmir-Konak ilçe teşkilatı üyesi idi. 23 Eylül 1998 tarihinde TCK 168 : Yasadışı silahlı örgüt kurmak veya katılmaktan 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm olmuştur.

– 1973-Urfa doğumlu Mehmet Sait Yalçın Ermeni’dir. Dedesi Girbuş, ninesi Varti’dir. Ancak babasının dönme adı Mehmet Kerim, annesinin dönme adı Mevlude’dir. 1997′deki Bodrum bombalı saldırısının sorumlusudur. Müebbet hapse mahkûm olmuştur.
1975-Hazro doğumlu Zanamazak Yezidî’dir.

– 1973-Nusaybin doğumlu Mehmet Zeki Şaşmaz Yezidî’dir.

– 1971-Nusaybin doğumlu Abdullah Şaşmaz, hiç te kendini ALLAH’ın kulu saymaz, Yezidî’dir.

– 1975-Hazro doğumlu Nevzat Tedik Yezidî’dir. Halit-Revzete’den olma Nevzat Tedik’in babaannesi Hüsna Tedik te Yezidi’dir. Diyarbakır il teşkilatı HADEP üyesi de olan PKK’nın gençlik örgütlenmesi içinde yer alan Nevzat Tedik, 11 Ekim 2001 tarihinde TCK 168: Yasadışı silahlı örgüt kurmak veya katılmaktan 12 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırılmıştır.

– PKK’nın Avrupa’daki kasası Nuriye Kesbir Yezidî’dir. Aynı zamanda Kongra-Gel PKK’nın cephe örgütü Avrupa Kürt Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK) sözde meclis üyesidir. Eylül 2001′de Hollanda’ya yasadışı yollardan girmek isterken yakalanmıştır.

– 1980-Midyat doğumlu Şevkiye Atalan Yezidî’dir.

– 1966-Midyat doğumlu Fahrettin Şahin Yezidî’dir.

– Adana’da yakalanan PKK’lı canlı bomba Hatice Arat Yezidî’dir. Dedesi Hasso, ninesi Meryem de Yezidî’dir.

– 1955-Beşin doğumlu Osman Ergin Yezidî’dir. DTP Merkez Yönetim Kurulu üyesidir.

– Batılılar’ın aleyhimize kullanmak için sözümona “Türkler” arasından seçtirdiği, Avrupa Parlamentosu üyesi Feleknaz Uca, Yezidî’dir.

– Feleknaz’ın babası Abdullah Uca, “Yezidî Kürdistan Birliği” başkanıdır, Elbette o
da Yezidî’dir. Televizyonlarda boy gösteren Metin Uca nedir, size kalmış… Çünkü bu bölücü-militanların yumuşak uzantısı tüm medya, bürokrasi, parlamento ve hatta asker içindedir. Kim ki “TÜRK’ÜM” demekten imtina eder, kaçınır, kim ki olurolmaz vesilelerle İSLAM’a lâf eder, bilin ki, ya Yahudi dönmesi, ya da kendini gizlemiş Ermeni-Rum kırmasıdır.

– 1971-Midyat doğumlu Seyithan Alpar Süryânî’dir, yani SEYYİT Peygamber torunu) falan değil, düpedüz Hıristiyan’dır.

– 1976-Midyat doğumlu Metin Kesenci Süryânî’dir. “Beth Nehrin” adlı Süryânî ve Asurî örgütünün kurucusudur.

– 1975-Midyat doğumlu Adnan Kesenci Süryânî’dir.
– 1983-Nusaybin doğumlu Bilal Yürek Süryânî’dir.

– 1980-Pervari doğumlu Salih Boğdu Süryânî’dir.
– 1937-Ceylanpınar doğumlu Şemsi Emen Süryânî’dir. HADEP üyesi idi.

– 1969-Kurtalan doğumlu İhsan Kaya Süryânî’dir. Romanya’da PKK insan, silah, ve uyuşturucu kaçakçılığı yapmaktayken sahte pasaport ve kimlikle yakalanmıştır. Büyük dedesi Görgis, ninesi Şemuni’dir.

– 1962-Siirt doğumlu Basri Kaysi Süryânî’dir. Büyük dedesi Gorgis, ninesi Şemuni’dir. İHD Siirt Şubesi üyesi, ve DEHAP Siirt il teşkilatı delegesi idi.

– 1980-Siirt doğumlu Ayhan Kaysi Süryâni’dir. Büyük dedesi Gorgis, ninesi Şemuni’dir. Pek çok olaya karışmış, 1997′de teslim olmuştur. Itirafçı olmuş, 1999′da tahliye edilmiştir.

– 1952-Nusaybin doğumlu Mehmet Zeki Kanşiray Süryânî’dir. Büyük dedesi Zeytun, ninesi Meryem’dir. İzmir Köy Hizmetleri soygununa katılmıştır. 16.7.1990 günü Bornova Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü Personeli maaşlarının silah zoruyla gasp edilmesi olayında tutuklanmıştır. Hapis yatmış, sonra HADEP Gaziemir İlçesi Yönetim Kurulu üyesi olmuştur.

– 1968-Derik doğumlu Fethi Oktay Süryânî’dir. Dedesi Turnas, ninesi Mennuş’tur. 1997′de yakalanmış, müebbed hapse mahkûm olmuştur.

– 1948-Palu doğumlu Zülküf Demirtaş Ermeni’dir. Büyük dedesi Kinkos, ninesi Nazlı’dır. Ikisi de Ermeni idi. Ermeniler’de görülen Ttürk adları ve özellikle “Türk” soyadları, kendilerini gizlemek için alınmıştır. O yüzden dedelerin adlarını veriyoruz, babalar-analar takma Türk adları taşımaktadır.

Bu arada Özgür Gündem gazetesinin dağdaki 300 eşkiya arasında yaptığı ankette, “dinî önder” olarak % 34′ünün Zerdüşt, % 34′ünün İsâ, % 11′inin Mani, % 10′unun Muhammed, % 7′sinin Musa ve % 4′ünün İbrahim dedikleri ortaya çıkmıştır.

Bundan da anlaşıldığı gibi, eşkiyanın ancak % 10′u müslümandır… Ona da “müslüman” denirse!..PKK BİR ERMENİ ÖRGÜTÜDÜR,KURUTULAN ASALANIN DEVAMIDIR, ŞİMDİ ANLADINIZ MI…?

http://www.sonkalemedya.com/haber/siyaset-71463/–ne-kurdu-hepsi-ermeni-asilli/1574.html

***************************************************************************************

Kerim Bey Merhaba;

Kültüre, edebiyata ve şiire sunduğunuz bu önemli katkılardan dolayı bir yazar-şair ve kültür adamı olarak teşekkür ve takdirlerimi sunuyorum. Gerçekten, yürekten ve işlevsel olarak kendinizi adadığınızı sizi takip ederek anlayan biri olarak keşke sizi yakından tanısam duygusu oluştu, böyle gönül adamlarını bulmak. Hele şovdan, ne oldum delisi olmaktan uzak. Sadece hizmet etmeyi düşünen biriyle tanışmak, benim için şereftir. Allah yolunuzu açık etsin, sağlıkla. Başarılarla ve umutla dolu hayırlı ömürler nasip etsin. Selam, sevgi ve saygılarımla.(17 Aralık 2013.Salı)

SIRRI ÇINAR
TEL.0-533-7258013
siir@sirricinar.com

KENDİ KALEMİNDEN SIRRI ÇINAR KİMDİR ?

Merhaba;
Yaşamın her anını hiç bir şey yapmasak da düşünerek geçiririz. Her gün yirmi dört saatin en az on altı saatinde uyanığız ve bir şeyler yaparız. Hatta uyuduğumuzda hiç unutamayacağımız rüyalar da görürüz. Yaşadıklarımızı takvim hesabıyla adlandırır, yirmi, otuz, kırk, elli diye de rakamla ifade ederiz. Gün gelir “özgeçmişin” sorulduğunda ise bu koca zamanı belli başlı kazanımlarla dile getirmeye, bir sayfalık yazıyla veya bir dakikalık anlatımla karşımızdakilere anlatmaya çalışırız.Bunu, yaşadıklarına, sevdiklerine, kavgalarına, mücadelelerine, umutlarına ve geçmişinde kalan ama hafızanın, yüreğinin bir yerlerine nakşettiklerine ihanet etmenin ezikliğiyle anlatırız. Şimdi ben de bu ihanetin acısını, ezikliğini yaşayarak, benim sadece yazarlık, düşünce adamlığı ve şairlik yönümle ilgilenenlere cevaben kısa tarihimden söz edeceğim.

Ülkemizin yine çalkantılı olduğu 1964 yılının karlı, soğuk ama bir o kadar da neşeli Ramazan bayramına denk gelen 2 Şubat günü, tarihin, medeniyetin, kültürün, tabiatın bütün güzelliklerini kendinde toplayan, Van Gölünün kıyısında ki Ahlat’ta anam Emine ve babam Mustafa’nın yedinci çocuğu, Ağacanlar sülalesinin yeni üyesi olarak doğmuşum.

Yedikardeşli, analı, babalı evde, evin en küçüğü olmanın avantajlarını ve dezavantajlarını yaşarken, Ahlat’ta Bayındır ilkokulunu, Selçuklu ortaokul ve lisesini okudum. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, İşletme Fakültesinden mezun oldum. Yıl 1986’ının Temmuzunu gösteriyordu ki, Ankara’ya geldim. Yedek subaylığımı İstanbul ve Edirne’de tamamlayıp döndükten sonra, Gazi Üniversitesi, Sosyal bilimler enstitüsünde İşletme Yüksek lisansına başladım.

Ticaretle uğraşan bir aileden gelmemin de etkisiyle kendimi bildim bileli hep ticaretle uğraştım. Ankara’ya geldiğimden beri sahibi olduğum şirketlerde bu ticari faaliyetlerim devam etti. Uluslararası ve bütün ülkeyi kapsayan ticari faaliyetlerim oldu.

İnsanın yüreğine ateş düşmeye görsün, kavrulur, yanar, tutuşursun. Hep o ateşi söndürmekle meşgul olursun ama yaşam bu, başka faaliyetlerde de bulunmak zorundasın. O zorunluluktan ticaretle geçimimi sağladım ve kendimi bildim bileli içinde olduğum sosyal, siyasi, kültür, sanat çalışmalarımla yangını söndürmeye çalıştım. Bu hep böyle devam etti. Tiyatro oyunculuğu, halk oyunları eğitmenliği ve oyunculuğu, fotoğraf sanatı, halk müziği, şiir, roman, öyküyle iç içe olarak da gönlümün geçimini sağladım. Ülkemin tamamını gördüm, dünyanın bir çok yerini gezdim. Anadolu’nun o koca yürekli insanını tanıdım.

Birçok dernekte, vakıfta kurucu, yönetici, başkan, başkan yardımcılığı, genel sekreterlik gibi görevlerde bulundum.
Siyasi partilerde yönetici olarak görev yaptım.
!998-99 Yıllarında 1 süre gazete köşe yazarlığı da yaptım. Afyon Denge, Ereğli Sahil gazetelerinde yazılarım yayımlanmaktadır.
Birçok gazete ve dergide yayınlanmış ve yayımlanmakta olan yazılarım da var.
Birçok internet haber sitelerinde yazılarım ve röportajlarım yayımlanmaktadır.
Radyo programı hazırlayıp sundum.
Birçok TV programına konuşmacı olarak katıldım.

Televizyon programı yapımcılığı ve program danışmanlığı yaptım ve halen devam etmektedir.

TV programı hazırlayıp, sundum.
Lamure. Ihlamur, Temrin ve Dilge Edebiyat-Kültür-Sanat dergilerinde öykülerim ve şiirlerim birçok internet sitesinde de düşünce yazılarım yayımlanmaktadır.
Halen ateş korlanmadı, Roman, öykü, şiir ve düşünce yazısı çalışmalarım devam etmektedir. Okumadan ve yazmadan durmanın ne olduğunu unuttum gitti.

1993 Yılında Serzeniş,
2004 yılında Gökyüzü Kırpıntıları,
2008 yılında Düşen kelimeler ve yine
2008 yılında Kan Salkımı adlı dört şiir kitabım,
2008 yılında Eksik Zamanlar,
2008 Yılında Ana Kokusu,
2011 yılında İlk Dönemeçte Son Aşk adlı romanlarım,
2008 yılında Sorgu adlı deneme kitabım yayımlandı.
2013 yılında Parola Suriye, işaret Türkiye adlı analiz, araştırma ve uluslararası ilişkiler üzerine olan yorumları ihtiva eden kitabım yayınlandı.

Ulusalcılığın Anatomisi adlı kitaba da “Takma adlılar” adlı makalemle katkıda bulundum. Haber Ajanda adlı aylık dergide halen yazılarıma devam ediyorum.

Evliyim, Allah’ın bana verdiği en büyük ödülüm olan iki kızım var.

Özgeçmişim diye sarf ettiğim her cümlenin yıllarımı alıp götürerek bana kazandırdığı acı, tatlı tecrübelerimle “Ben bu kente geldim geleli gitmek aklımda” dediğim Ankara’da yaşamaktayım.

NOT.YAZAR VE ŞAİR SIIRI ÇINAR’A FACEBOOK ÜZERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ.

***************************************************************************************

AMERİKA’NIN SAYGIN EDEBİYAT DERGİLERİ’NDEN ”WORLD LİTERATURE TODAY”IN WEB SİTESİ AŞAĞIDA Kİ ŞEKİLDEDİR, ”BEN İNGİLİZCE BİLİYORUM, HEDEFİM DÜNYA ÇAPINDA BİR EDEBİYATÇI OLMAKTIR.” DİYORSANIZ SİTEYİ TIKLAYIP GELİŞMELERİ İZLEYEBİLİRSİNİZ;
http://www.worldliteraturetoday.org/contact

***************************************************************************************

BÜLENT ESİNOĞLU’NDAN 1 MAKALE;MEZHEP ÇATIŞMALARI HİÇ KİMSEYE YARAMADI, HATTA…

Bülent ESİNOĞLU
bulentesinoglu@gmail.com

Mezhep ve etnik çatışmaları, ABD’nin provoke ettiği, desteklediği, hatta örtülü savaşlar aracılığıyla, fiilen çarpıştığı bir dönem geçirdik.

Dönemin tamamen sona erdiğini söyleyemeyiz.

Ancak birçok işaret belirdi ki, bu siyasetin sömürgecilere, gereken getiriyi getirmedi.

Hatta gelecekte elde edeceği getiriyi de, tehdit eder hale geldi.

Amerika’da, “ikili yönetim” dediğimiz yönetim de buradan çıktı.

Bir tarafta, Amerikan hegemonyasını sürdürme adına, her türlü kirli savaştan yana olanlar, öte yanda, aynı işleri diplomasi ve askeri baskı ile yapalım diyenler var.

Amerika’nın Suriye’ye son anda askeri ve açık müdahaleden vaz geçmesi, El-Kaide ve El Nusra’ya silah yardımını azaltması, ya da kesmesi…

Fethullah’ın Amerika’daki çiftliğine vergicilerin baskın yapması…

Rusya’nın barış inisiyatifini eline geçirmesi gibi nedenler, ABD’nin strateji değiştirdiğine işaret etmektedir.

Bunlardan da daha feci olanı; Amerika’daki ekonomik felcin, siyasi felce dönmüş olmasıdır.

Irak, Afganistan ve Suriye’den sonra, tüm orta doğunun bir kaos’un içine gömülmesi, Amerikan düşmanlığını, tarihin hiçbir döneminde görülmediği kadar, üst seviyeye çıkarmış, tüm dünyanın durup bir düşünmesine neden olmuştur.

Demokrasi propagandası ile olup bitenlerin hiç bir bağının olmadığı, dünya halkları tarafından anlaşılmıştır.

Amerika şunu da anlamıştır; mezhep çatışmaları ile yangın yerine dönen bir yerde, sömürünün sürdürülemez olduğudur.

Şii/ Sünni çatışması siyasetini sonlandırması bu sebeptendir.

Bu durumdan, endişeye kapılan sadece Amerika değildir. Amerikan işbirlikçilerini de bir korkudur sarmıştır.

Tüm hayatının kumarını, Şii-Sünni çatışmasının üzerine oynayanlar, kaybedeceklerini anlamışlardır.

Amerika siyaset değiştirince, Türkiye’deki yerli Amerika’lılar telaş içindedir.

Yetmez ama evet diyenler, şimdi hayır diyorlar.

Hep söylüyorum.

Suriye yenilgisi tüm dünya dengelerine etki, ediyor.

Amerika’nın itibarı yerlerde sürünüyor. Emevi Camiinde Cuma namazı kılacaklar, namazını kılamıyor.

Utanmaz Batı ve onların yerli işbirlikçileri, orta doğu halklarına verdiği gazap yetmiyormuş gibi, şimdi de onların ıstırapları üzerinden, Televizyonlarda görüntü geçiyor.

Amerika, finans, moral ve idrak kabiliyeti olarak iflas etmiştir.(16 Aralık 2013.Pazartesi)

NOT.BÜLENT ESİNOĞLU’NUN YAZILARINI OKUMAK İÇİN FACEBOOK SAYFASINI TAKİP EDEBİLİRSİNİZ.

***************************************************************************************

1.NCİ GÖKKUŞAĞI TÜRK SANAT MÜZİĞİ ŞARKI SÖZÜ (GÜFTE) YARIŞMASI DÜZENLENDİ, İLK 5 DERECEYİ ALAN ŞAİRLERİN ŞİİRLERİ BESTELENECEK…

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

I- GİRİŞ ve AMAÇ;

“GÖKKUŞAĞI Türk Sanat Müziği Şarkı Sözü (Güfte) Yarışması 2014 adıyla bir yarışma düzenlenecektir.
Amacı: Türk Sanat Müziği Repertuvarına bestecilerimizin yeni eserleri kazandırmasında şairlerimizin şarkı sözleri ile buna zemin hazırlamaları dolayısıyla katkıda bulunmalarını özendirmek olan yarışma bu şartname uyarınca gerçekleştirilecektir.

II- YARIŞMAYA KATILMA KOŞULLARI;

a) Yarışmaya jüri üyeleri ve bunların 1. ve 2. derecedeki yakınları hariç her Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı katılabilir.

III- ESERLERDE ARANACAK NİTELİKLER ve GEREKLİ İŞLEMLER;

a) Şarkı sözleri, Anayasa ve Cumhuriyetin temel ilkelerine, aykırılık teşkil etmemelidir
b) Şarkı sözleri, moral bozucu, bir politik görüşü övücü ve yerici olmamalı, müstehcen sözcükler kullanılmamalıdır.
c) Şarkı sözleri Türk Sanat Müziğinin asıl karakterine uygun olmalıdır.
d) Şarkı sözleri HECE ve ARUZ vezniyle yazılabilecek ve uzunluğu 4 kıtayı geçmeyecektir. Daha uzun şarkı sözleri değerlendirilmeye alınmayacaktır.
e) Başka şarkı sözleri ile hiçbir şekilde bariz benzerlikler taşımayacaktır.
f) Şarkı sözünün yazılı olduğu sayfada eser sahibinin ismi veya ismini çağrıştıracak bir işaret bulunmayacaktır. Sadece “Rumuz” kullanılacaktır.
g) Şarkı sözü yazarları her eser için en az 5 harften oluşan tek kelimelik ayrı bir “Rumuz” kullanılacaktır.(örnek: mercan)
h)Eser sahipleri eserlerini üzerinde sadece rumuz yazılmak suretiyle “antalyasuntv@Hotmail.com” adresine göndereceklerdir.
ı) Eser sahipleri hangi rumuzun hangi eser sahibine ait olduğuna dair bilgi notunu ise “anteus-anteus@Hotmail.com” adresine göndereceklerdir.
j) Eser sahipleri eserlerini, Gökkuşağı kapsamında çıkarılacak kitap, dergi, broşür CD veya DVD TV Yayınları gibi herhangi basılı ve görsel bir yayında kullanılmasını kabul etmiş sayılırlar ve gönderilen hiçbir eserden telif ya da benzeri hak talebinde bulunamazlar. Ayrıca değerlendirmeye girmeyen eserler geri postalanmayacaktır.

IV- GENEL HÜKÜMLER ve KAYITLAR;

4- Yarışmaya her şarkı sözü yazarı, en çok 3 eserle katılabilir.
5- Kayıtlar 1 Ocak 2014 Çarşamba günü başlayacak ve 31 Ocak 2014 Cuma akşamı
Saat: 17.00’de sona erecektir.

B- SEÇİCİ KURUL;

a) Seçici kurul konusunda uzman 6 kişiden oluşur.
b) Toplanma ve çalışma esaslarını kendisi belirler.
C) Final yarışmasında dereceye girecek ilk on şarkı sözünü seçer.
d) Seçici kurul finale kalan 10 eseri en geç 14 Şubat 2014 Cuma gününe kadar belirler ve ilan eder.
e) Besteciler en geç 14 Mart 2014 Cuma akşamı mesai bitimine kadar yapmış oldukları besteleri yarışma komitesine teslim eder.
f) Yarışma komitesi eserlerin seslendirileceği yer ve tarihi ayrıca ilan eder, günü ve saati ile ilgili olabilecek değişiklikleri finalistlere bildirir ve kamuya duyurur.

VII-FİNAL GECESİ;

a) Final gecesinin hangi yer (Antalya veya Manavgat) ve tarihte yapılacağı bilahare Finalistlere bildirilecektir.
b)Saz ve ses sanatçılarının katılımı ile gerçekleştirilecek bir konser gecesinde şarkı sözleri, bestelenmiş haliyle halkın huzurunda okunacaktır.
c)finalistlerin ulaşım ve konaklama giderleri yarışma komitesi tarafından karşılanacaktır.

VIII-ÖDÜLLER;

1.’ye BESTE
2.’ye BESTE
3.’ye BESTE
4.’ye BESTE
5.’ye BESTE

Ayrıca finale kalan diğer BEŞ yarışmacı da katılım belgesi ile onurlandırılacaktır. Ödüller final konseri sonunda verilecektir.

NOT.DERECEYE GİREN ESERLER BESTEKAR UĞUR TOP-BESTEKAR ENGİN ÇIR-BESTEKAR FERHAT SARMUSAK-BESTEKAR AHMET SEDAT METE-BESTEKAR TUNCAY YALIN TARAFINDAN BESTELENECEKTİR.

IX-İTİRAZ HAKKI;

Yarışmacıların yarışma şartnamesi ve sonuçlarına itiraz ve dava hakkı yoktur.

ŞARTNAME TEMİNİ;

ÇETİN GÜNDAY
GSM.0-544-3095655 0-531-7061026
E POSTA.antalyasuntv@hotmail.com

***************************************************************************************

AV.BÜLENT CEMİL CAN’DAN 1 MAKALE;HER ŞEY AÇIK…

AV.CEMİL CAN

7 bin çalışanı bulunan TRT 1500’ye yakın personeli taşeron veya hizmet alımı yoluyla çalıştırıyor. Gelirinin yüzde 86.5’i elektrik payından karşılanan kurum, 2012 yılında hizmet alımlarına 35 milyon TL ödemiş, 2013 yılı için bu rakam 22 milyon 215 bin liraya ulaşmış. Niteliksiz yandaşların doldurulduğu TRT, doğal olarak vermesi gereken hizmetleri üretemiyor. Hizmet alımı yoluyla yapılan hükümetin borozanlığıdır. İmam-hatiplilerin yönetiminde, rant kapısına dönüşen TRT’de; tarafsız ve objektif habercilik bitti, ülke çıkarlarına dönük analizler ise, sizlere ömür!.. Bu arpalıktan beslenenlerin ücretlerini ödeyenler arasında; belediyenin makarnası ve nohudu ile karnını doyuran 3,5 milyon aç, kömür yardımı alan 6 milyon üşüyen insan ve 4 milyon işsiz vatandaş da bulunuyor… Hükümet, açlık sınırının altında yaşayan 5 milyonu aşkın insanı “iki kişiden biri” olarak isimlendirmiş… Bu tabloda bir iyileşme gözlemlenmezken, BBC’nin Türkçe haberlerinden öğrendiğimize göre; Başbakanımız, İngiltere’nin Cambridge kentinde bin kişi kapasiteli ve maliyeti 26 milyon doları bulan bir cami yaptırmak için İngiliz yetkilelerle görüşmeler yapıyor…
***
İstanbul Arşiv Müdürlüğü olarak kullanılan, Musa Sefveti Paşa’nın (1) 1862 yılında kendi adıyla yaptırdığı Eminönü’nün en değerli yerinde 2 bin 500 metrekarelik arazi içerisindeki 5 yapıdan oluşan dergah, Başbakan Erdoğan’ın ailesinin kurduğu; Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV)’e 49 yıllığına kiralandı!.. AKP’nin “ileri demokrasi”sinde, çevik kuvvet ve zabıta tarafından zorla boşaltılan “dergah” içerisindeki işletmelerin sahiplerine, kiracılıktan kaynaklanan hakları da kullandırılmadı… Hükümet, yandaşlarına devleti yağmalatmak için engel tanımıyor. Genel kurullarında seçilen “denetleme kurulu” tarafından denetlenen ve hür türlü karar ile uygulamaları yargı denetimine açık olan meslek odaları, kanun hükmünde bir kararname ile sözde “idari ve mali” denetim için bakanlıklara bağlanmış!.. Bu şekilde hükümet, “rant politikaları” önünde engel olarak gördüğü, meslek odalarının baskısından da kurtulacakmış!..
***
Ailesi lüks içerisinde yaşayan Başbakan, TBMM kürsüsünden asgari ücretin yeterli olduğunu, “iki kişiden biri”ne asgari yaşam standardı olarak layık gördüğü çay ve sim it ile kanıtlamaya çalışıyor. Bu hesapta bile, gözümüzün içerisine baka baka hile yapıyor. Çay parasını hesaba katmayan Erdoğan, son zam ile 1.40 TL’ye çıkan simitin fiyatını 1.00 TL olarak almış!.. Başka hiçbir parametreye bakmaya gerek yok… Türkiye ekonomisinin AKP ile getirildiği nokta burasıdır. Çay ve simit Türkiye’nin gerçek resmidir. İcra daireleri ile cezaevlerini törenle açan bir iktidar ve bu açılışlarda hükümeti alkışlayan halk, dünyanın hiç bir yerinde hiçbir zaman görülmemiştir!..
***
CHP’nin sorunlu milletvekillerinden Hüseyin Aygün’ün, TBMM’nde cemevi açılması talebiyle açtığı dava, Ankara 6. İdare Mahkemesi tarafından “Dinsel norm ile hukuksal norm arasında kurulmaya çalışılan ‘denge’nin giderek, laik devlet ilkesinden uzaklaşmaya neden olacağı gerekçesi ile reddedilmiş… Laiklik ilkesine saygılı bir yargı organı, dinsel norm ile hukuksal norm arasında kurulacak dengeyi ölçüt olarak alabilir mi? Kaldı ki, mahkemenin sandığı gibi dinsel normlarla hukuksal normlar arasında denge kurulamaz! Bunun başlıca nedeni; denge hangi dinin normu ile hukuk normu arasında kurulacaktır sorusuna yanıt vermenin imkansızlığıdır. Dinler bir tarafa, işin içerisine mezhepler de girerse, hiç bir şekilde öyle bir denge kurulamaz. Ve zaten bu nedenledir ki, laiklik ilkesi ortaya atılmıştır. Mahkemenin ret gerekçesindeki tutarsızlık bir yana, asıl tutarsızlık Aygün’ün ölçüsüz talebindedir. Laik devlet, bütün inançlara saygılı ve aynı uzaklıkta olacağı için, buna saygılı bir milletvekilinin isteyeceği şey; TBMM’nde cemevi açılması değil, mevcut mescitin kapatılması olmalıydı. Ya da samimi bir ihtiyaçtan kaynaklanıyorsa, bütün din ve mezheplerin ibadethanelerinin Meclis’te açılmasını savunmak gerekirdi.. Sadece cemevini istemek, Sünni mezhebin camiyi istismar etmesi ile eş değerde hatalı bir davranıştır!..
***
Ecevit’in başına gelenleri unutan yeni CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP’ye kurtarıcı olarak, Türkiye’yi parçalama projesinin finansmanını sağlayan ABD’li düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nün Başkan Yardımcısı Kemal Derviş’i getirmeye çalışıyor… Derviş’le birlikte kameralara poz veren Kılıçdaroğlu, “Dünya ve Türkiye ekonomisinin sorunlarını masaya yatıracağız, çözümlerini tartışacağız. 41 kişilik bir ekibiz. Ekibi Sayın Derviş yönetecek” dedi..(2) Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nda Derviş ile birlikte görev yapan Batu Soral’ın anlattığına göre; AKP’nin köylerin kalkınması için Birleşmiş Milletler’den aldığı 37 milyon dolarlık kredi, “süreç” için kullanılmış… Krediyi sağlayan Derviş, 8 Aralık’ta İstanbul’da yapılan Ekonomi Çalıştayı’nı da “moderatör” olarak yönetmiş!..(3) Kılıçdaroğlu’nun “ekonomi kurmayı” olarak kabul ettiği Derviş, AKP hükümetlerini başarılı bulmakta ve Ali Babacan’ı yere göğe sığdıramamaktadır. Milliyet Gazetesi ile yaptığı bir röportajda kendisine sorulan “Bugün uygulanan ekonomi programını hazırladınız. İktidarda çok başarılı uyguladı. Uygulanan ekonomi programı 11 yılını dolduruyor. Önümüzde hükümetin koyduğu 2013 hedefleri var. Bu programla 2023 hedeflerine de ulaşabilir miyiz?” sorusuna; “2007’lere kadar giden dönemde bir kere yapısal reform olarak mali disiplinden ödün vermedi hükümet. Sayın Babacan da bunu çok iyi idare etti. Maliye politikasında 90’lı yılların gayri ciddi tutumuna dönülmedi hiçbir şekilde. Bunu kutlamak gerekir.” şeklinde cevap vermiştir…(4) Bu yanıtla övülen Erdoğan hükümetleridir…
Adama sormazlar mı:Olası bir CHP iktidarında da Kılıçdaroğlu’nun “ekonomi kurmayı” Kemal Derviş’in ekonomi politikaları uygulanacağına göre, AKP iktidarının değişmesini isteme sebebini halka nasıl izah edeceksiniz? Bu yağma ve vurgun düzeni, hükümetin ekonomi politikalarından kaynaklanmıyor mu? CHP de aynı ekonomi politikaları uygulayacaksa, AKP’den farkı ne olacaktır? Hiç kuşku yok ki, CHP’li laf ebeleri bu sorular karşısında saatlerce konuşabilirler. Ama CHP’nin talip olduğu yüzde 26’lık bir seçmen kitlesini teşkil eden kararsızlar, böyle beyanlar karşısında AKP’nin ekonomi politikalarını aynen uygulayacak olan CHP’ye yönelmezler… Kararsızlar zayıf ve sürekli zigzaglar çizen politikacılara asla güvenmezler!..
Dolayısıyla kararsızların oyunu avlamak sahtekarlığı arkasına gizlenmiş CHP’ye kurulan büyük tuzaktan bir an önce kurtulmak şarttır. Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak’ın CHP adına yaptığı açıklamalardan anlaşıldığına göre, yerel seçimlerde “gri seçmen” olarak da tanımlanan kararsız seçmenlerin oylarını alabilmek için, sağa yakın adaylar aday olarak gösterilecekmiş… Zaten iyice sağa kayan partinin, yeni seçilecek belediye başkanları ile tamamen sağa kayması ve AKP’lileşme tehlikesi vardır. Ne yazık ki, bu kafalarla gidilirse, önümüzde duran tehlikeye karşı alınacak bir önlemimiz de kalmayacaktır… O bakımdan CHP’deki işgalin bir an önce kırılması şarttır!.. Bence Türkiye’nin önündeki birinci öncelikli sorun budur… Cumhuriyeti yeniden inşaya bu işten sonra başlanabilir!..
***
Türkiye, Ecevit’in Azerbaycan’la yaptığı anlaşmaya göre, doğalgaza 129 dolar öderken, AKP’nin “Ermeni açılımı” politikaları yüzünden 508 dolar ödemek zorunda kalmış. Anlaşmada yapılan değişikliğin, 2021 yılına kadar Türkiye’ye maliyetinin ise, 15 milyar doları geçmesi bekleniyor.(5) Hükümetin bu hatalı politikaları yüzünden, halk bir taraftan soğuktan donarken, diğer tarftan kullanmadığı gazın bedelini de ödeyecek…
***
Mustafa Balbay’ın tahliyesi ile başlayan tartışmalar, “özel görevli ağır ceza mahkemeler”in hukukun üstünlüğüne saygılı, bağımsız ve tarafsız mahkemeler olmadığını bir kez daha kanıtlamıştır. Mahkeme, Ekim ayında tahliye talebiyle mahkemeye başvuran eski Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım’ın talebini “Dosyadan el çektik, karar veremeyiz” diyerek reddetmişti. Aynı mahkeme, bu defa aynı durumda bulunan Balbay ile ilgili tahliye kararı vererek, dosyadan el çekmediğini göstermiş ve kendini yalanlamıştır!..
Cemaat ile Erdoğan arasında başlayan kavga sırasında benzer bir rezalet daha ortaya çıktı. Mahkeme, altında Erdoğan, Gül ve bazı hükümet yetkililerinin imzası bulunan 2004 MGK kararının dosyaya gönderilmesi için 17 Eylül 2011’de verdiği ara karardan dönmeden ve kararın gelmesini de beklemeden hükmünü kurdu. Güya bu ara karar “sehven” yazılmıştı ve Mahkeme Zabit Katibi Mahmut Fidan, Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği’nden bir yetkili ile görüşerek, ara kararın “sehven” yazıldığını ve “işlemsiz iade edilmesi” gerektiğini bildirmiş de bunun üzerine karar gönderilmemişti. Mazeret kabahatten daha büyük! Ne zamandan beri ara kararlar zabit katipleri tarafından yazılmaya başlanmış da infaz edilmeleri de yine zabit katipleri tarafından telefonla istenmeye başlanmış? Bu savunma ciddiyetten uzaktır ve “özel görevli ağır ceza mahkemeleri”nin mahkeme olmadığını göstermektedir…

DİPNOTLAR:
(1) http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Ticaret_ve_Ziraat_Naz%C4%B1rl%C4%B1%C4%9F%C4%B1
(2)http://siyaset.milliyet.com.tr/41-uzmanla-ekonomi-tartisildi/siyaset/detay/1804510/default.htm
(3)http://www.chp.org.tr/?p=131979
(4) http://ekonomi.milliyet.com.tr/ben-sosyal-demokrat-ailenin-bir/ekonomi/ydetay/1805065/default.htm
(5)http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/30143-ermeni-aciliminin-turkiyeye-faturasi-15-milyar-dolar.html

***************************************************************************************

AVUKAT-GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR İSMAİL ÖZMEL’İN 8 YILDIR NİĞDE’DE YAYINLADIĞI AKPINAR DERGİSİ’NİN KASIM-ARALIK 2013 TARİHLİ 48.SAYISI ÇIKTI VE DÜN POSTA VASITASI İLE ELİME GEÇTİ, 44 SAHİFELİK DERGİNİN İÇİNDE BU SEFER;ALİ İHSAN KOLCU-İSA YAR-AHMET OTMAN-HARİKA UFUK-ENGİN NAMLI-SERPİL KAYA-ABİDİN GÜNEYLİ-MEHMET BAŞ ŞİİRLERİ İLE, İSMAİL ÖZMEL-MURAT SOYAK-KİBAR AYAYDIN-İSA KAYACAN-OĞUZ ÇETİNOĞLU-HALİL HADİ BULUT-NADİR ŞENER HATUNOĞLU-OSMAN AYTEKİN DEĞİŞİK KONULARDA Kİ EDEBİ YAZILARI İLE YER ALMIŞLAR. SİZ DE BU DERGİ’Yİ OKUMAK VEYA YAZI-ŞİİR İLETEREK YAYINLATMAK İSTİYORSANIZ AŞAĞIDA Kİ ADRES BİLGİLERİNİ KULLANARAK İRTİBAT KURABİLİRSİNİZ;
İSMAİL ÖZMEL
AKPINAR DERGİSİ

Toplam Okunma : 468 / 19 Aralık 2013 - 10:08

İlginizi Çekebilecek İçerikler

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK YAŞAR NURİ ÖZTÜRK

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK Yaşar Nuri Öztürk haricinde herhangi...

Bayram’da açık fırınlar ve eczaneler Bayram’da açık fırınlar ve eczaneler

Ramazan’daki Nöbetçi Fırın, Zabıta ve İtfaiyeler Belli...

Başkan Mutlu’dan Bayram Mesajı Başkan Mutlu’dan Bayram Mesajı

Bucak Belediye Başkanı Süleyman Mutlu, Ramazan Bayramı münasebetiyle...

Okuyucu Yorumları

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

Şehirlere Göre Köşe Yazarları

Sitemizde En Çok Okunanlar

ANTALYA UYARILDI BUCAK DİKKAT
ANTALYA UYARILDI BUCAK DİKKATSuriye’den kısa süre önce Türkiye’ye giriş yaptığı belirlenen 4...
ANTALYA’DA KAZA BUCAKLI GENÇ VEFAT ETTİ
ANTALYA’DA KAZA BUCAKLI GENÇ VEFAT ETTİ5 mart 2014 çarşamba günü Antalya’da meydana gelen kazada Burdur Bucaklı...
Bucak’ı Yasa Boğan Ölüm , Genç Öğretmen Yaşama Tutunamadı
Bucak’ı Yasa Boğan Ölüm , Genç Öğretmen Yaşama TutunamadıBucak’ta  halısaha maçına hazırlanırken kalp krizi geçiren  1979...
ANTALYA UYARILDI
ANTALYA UYARILDIDeniz Baykal’ın sosyal medya hesabından atılan canlı bomba iddiası...

Sitemizde En Çok Yorumlananlar

İletişim, Başarı ve Motivasyon
İletişim, Başarı ve MotivasyonBaşbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Antalya İl Müdürlüğünün, Antalya...
Bucak Belediyesi’nden Asfalt Hamlesi
Bucak Belediyesi’nden Asfalt HamlesiBucak Belediyesinin, 2015 yılı asfalt programı doğrultusunda Fen işleri...
ekmek_fiyatlarına_indirim
Ekmeğe on kuruş indirim yapıldı.Burdur Belediye Başkanı Ecz. Ali Orkun Ercengiz, fırıncılarla görüşerek...
Bucak’ta Engeller Bir Bir Kalkıyor!
Bucak’ta Engeller Bir Bir Kalkıyor!Kaldırımlarda ve kavşaklarda yaya geçişleri, bina girişlerinde ve kaldırımlarda...
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle
57