Anasayfa - Hakkımızda - İletişim Bilgilerimiz

NNC HABER - Türkiye ve Dünyadaki Son Haberler

KÜLTÜR VE ŞİİR DÜNYASI’NDAN KISA DUYURULAR-YAZILAR VE ŞİİRLER… 15 Aralık 2013

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » KÜLTÜR VE ŞİİR DÜNYASI’NDAN KISA DUYURULAR-YAZILAR VE ŞİİRLER… 15 Aralık 2013

KÜLTÜR VE ŞİİR DÜNYASI’NDAN KISA DUYURULAR-YAZILAR VE ŞİİRLER… 15 Aralık 2013

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
PK.80 NAZİLLİ-AYDIN
TEL.0-256-3157772
GSM.0-534-4326054
E POSTA.kerimozbekler34@gmail.com

OZAN DERGİSİ SAHİBİ İSMAİLOĞLU MUSTAFA YILMAZ;OZAN DERGİSİ’NİN EYLÜL-EKİM-KASIM 2013 TARİHLİ SAYILARI İLE SON YAYINLADIĞI ”OZAN DERGİSİ ŞAİRLER ANTOLOJİ”NDEN BİRER ADETİNİ ADRESİME POSTALAMIŞ, GAZİANTEP’TE DOĞAN. ÖMRÜNÜN UZUN YILLARINI ADANA’DA GEÇİREN, DAHA SONRA İSTANBUL’A TAŞINIP BURADA YAŞAMAYA BAŞLAYAN İSMAİLOĞLU MUSTAFA YILMAZ’IN 2014 YILINDA DA BİR ŞİİR ANTOLOJİSİ ÇIKARMAK İÇİN ÇALIŞMA YAĞTIĞINI DA BELİRTMEK İSTERİM. GEREK OZAN DERGİSİ’Nİ ELDE EDİP OKUMAK, YAZI-ŞİİR İLETEREK YAYINLATMAK İSTİYORSANIZ VEYA SÖZÜ EDİLEN ŞİİR ANTOLOJİSİNİ TEMİN ETMEK-2014 YILINDA YAYINLANACAK ŞİİR ANTOLOJİSİNDE YER ALMAK İSTİYORSANIZ AŞAĞIDA Kİ BİLGİLERİ KULLANARAK KENDİSİ İLE İRTİBAT KURABİLİRSİNİZ;
İSMAİLOĞLU MUSTAFA YILMAZ
OZAN DERGİSİ SAHİBİ
400 SOSYAL KONUTLAR, MEHTER SOKAK, A-1 BLOK, D.13
TOZKOPARAN-GÜNGÖREN-İSTANBUL
TEL.0-212-4818552
GSM.0-536-7289018
E POSTA.ozandergisi@hotmail.com
NOT.İSMAİLOĞLU MUSTAFA YILMAZ’A FACEBOOK ÜZERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ.

***************************************************************************************

KARABÜK KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ BAŞKANI VE TAY DERGİSİ SAHİBİ HALİL NİHAT YILDIZ;TAY DERGİSİ’NİN TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL-EKİM-KASIM-ARALIK 2013 SAYILARINI İHTİVA EDEN 3 AYRI DERGİYİ ADRESİME POSTALAMIŞ, TÜRKİYE’NİN HER YERİNDEN BİR ÇOK YAZAR VE ŞAİRİN YAZISININ-ŞİİRİNİN BULUNDUĞU BU DERGİYE YAZI-ŞİİR İLETEREK YAYINLANMASINI VEYA TAY DERGİSİ İÇİNDEKİLERİ MERAK EDİYOR VE DERGİYİ TEMİN ETMEK İSTİYORSANIZ AŞAĞIDA Kİ BİLGİLERİ KULLANARAK HALİL NİHAT YILDIZ’LA BAĞLANTI KURABİLİRSİNİZ;
HALİL NİHAT YILDIZ
KARABÜK KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ BAŞKANI
TAY DERGİSİ SAHİBİ
ATATÜRK BULVARI, KIZILAY İŞ HANI, NO.3-313
KARABÜK
E POSTA.hnihatyildiz@mynet.com
NOT.KİTAP BASIM İŞİ İLE DE UĞRAŞAN HALİL NİHAT YILDIZ’A, FACEBOOK ÜZERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ.

***************************************************************************************

KEYFİ EDEBİYAT DERGİSİ
keyfiedebiyat@hotmail.com
NOT.KEYFİ EDEBİYAT DERGİSİ’NDE YAYINLANMASI İÇİN ŞİİR-DENEME-İNCELEME-MAKALE-HİKAYE-KISA VE UZUN ESER TANITIMI (SİNEMA-KİTAP-TİYATRO)-FOTOĞRAF-KARİKATÜR (EDEBİYAT VE SANATLA İLGİLİ)-RESİM-ÇİZİM-KARAKALEM ÇALIŞMALARINIZI İLETEBİLİRSİNİZ.

***************************************************************************************

BÜLENT ESİNOĞLU’NDAN 1 MAKALE;Batı gene yalan söyledi!

Bülent ESİNOĞLU
bulentesinoglu@gmail.com

Batı gene kalleşlik yaptı diye başlık koyacaktım. Argo olur diye çekindim.

Çünkü kalleş sözcüğünün verdiği anlam kapsamını; riyakar, iki yüzlü gibi eşdeğermiş gibi görünen sıfatlar vermiyor.

Amerika ve Avrupa’nın Doğuya takındığı tavrı, en iyi açıklayan sözcüğün, Kalleş sözcüğü olduğuna kanaat getirdim.

Biliyorsunuz, Amerika’nın da içinde olduğu 5+1 ülkeleri, İran ile birlikte Cenevre’de masaya oturdular.(masada her zaman olduğu gibi Türkiye yoktu)

Oturdular ve geçici de olsa, bir anlaşmaya vardılar.

Anlaşmaya göre, İran Uranyum zenginleştirmesi yapmayacak, Amerika ve Avrupa da, İran’a uyguladıkları ambargoyu gevşeteceklerdi.

Sanki bu anlaşma hiç olmamış gibi, masadan kalkan Amerika ve Avrupa parlamentoları İran ile ilgili yeni yaptırım kararları aldılar.

Avrupa, İran gemilerini Avrupa limanlarına sokmama kararı aldı.

Amerika da, yaptırımları daha da sıkılaştırmayı Kongresinden geçirdi.

İran yönetimini, İran halkı ile karşı karşıya getirmek için Cenevre’de hazırlanmış tertip de, böylece gün ışığına çıkmış oldu.

İran yönetimi İran halkı karşısında şu duruma düşmüş oldu; gördünüz mü, Batı ile anlaşma yaptınız, ama bizim hayatımızda hiçbir değişiklik olmayacak, üstelik de sizi kandırdılar.

Tabi İran devleti buna; “görüşmeleri kestiğini” belirterek bir karşılık verdi.

Verdi ama yönetime muhalif olanların ellerine de, bir koz geçmiş oldu.

Yani İran’ın içini karıştırmak için Cenevre Görüşmeleri bir tertip olarak kullanılmış oldu.

Yeri gelmişken burada bir hususa daha açıklık getirmek gerek.

Amerika’da ikili bir yönetim var. Birinin ak dediğine ötekisi kara diyor. Amerika’daki Yahudi zenginler Cenevre anlaşmalarına karşı koydu. Anlaşma yapan Amerikan devletini verdiği sözden geri çevirmiş oldu.

Bir anlamda, ABD’nin içindeki iktidar kavgası Cenevre üzerinden, İran halkının içine, başka bir çelişki olarak aktarılmış oldu.

Aslında bu durumda, Türkiye’nin eline bir fırsat geçmiş oldu.

Amerika’nın İran’a karşı uyguladığı yaptırımlara uymayabilir.

Siz Cenevre’de İran ile anlaşmamış mıydınız? Neden her dakika karar değiştiriyorsunuz? Diyebilir.

Aldığınız bu karalar sizlerden çok Türkiye’yi olumsuz yönde etkiliyor. Enerji maliyetlerimizi artırıyor. Onlarda cari açığın büyümesine neden oluyor? V.s.

Tabii bu sözleri Amerika’ya karşı kullanabilecek, bir milli hükümete ihtiyaç var.

Kaldı ki, AKP iktidarı da, Cenevre Anlaşmasından sonra, yaptırımlar kalkıyor diye sevinç çığlıkları atmışlardı. Başarıyı kendilerine mal eder bir tavır takınmışlardı.

Batıyı kast ederek, ”bizim dediklerimize geldiler” demişlerdi. Ne zaman dediler se…

Elbette Türk halkı da Cenevre Anlaşmasını olumlu karşılamıştı. Ticaretimizin önündeki engeller kalkıyor diye…

Davutoğlu bunlarla uğraşacağına, Ermenistan’ı Rusya’dan koparıp, Amerika’ya bağımlı yapmak için ABD’ni verdiği görevlerin peşinde koşuyor.

Böylece Azerbaycan’ı da kaşıyarak, Azerilerden aldığımız gazın fiyatını artırıyorlar.

Türkiye’nin düzlüğe çıkmasının ilk hareketi bu işbirlikçi iktidardan kurtulmaktır.(14 Aralık 2013.İstanbul))

***************************************************************************************

Birlik beraberlik olunur ise…

Sonumuz ne olur diye,sorarlar
Yanlış,doğru,kararlara varırlar
Düşünseler doğruları bulurlar
Her olaydan ibret alınır ise.

Alınları açık yüzler pak olur
Sorunların çözümleri çok olur
Kin,garaz ve öfke,haset yok olur
Gönüllere sevgi konulur ise.

Tembellik yok olur herkes çalışır
İnsanlık yücelir ülke gelişir
Düşmanlık değil de, dostluk oluşur
Amaca, hilesiz varılır ise.

Acılar silinir tükenir dertler
Yıkılıp aşılır engeller, setler
Yaşamaz yok olur kötü niyetler
Haksızlığa karşı durulur ise.

Çaresizlik olmaz, gözler yaş dökmez
Sevgi gönüllere yer eder çıkmaz
Hiç kimse, kimseye kem gözle bakmaz
Ar,namus,haysiyet korunur ise.

Doğar üstümüze huzur güneşi
Söner yakmaz bizi nifak ateşi
Cennet olur,olmaz ülkemin eşi
Birlik,beraberlik olunur ise.

Yusuf Değirmenci
www.antoloji.com/yusuf-degirmenci-2/siirleri/

***************************************************************************************

ALGILAMA SORUNU…

PROF.DR.NURULLAH AYDIN
nurullahay@gmail.com

İnsan; bilginin sınırsız dolaşımı, teknolojinin yaşamla içiçe geçmesi gerçeği ile yaşamaktadır.
Toplumda algı sorunu yaşanıyor.
Hak, hukuk, adalet, düzen, ilişkilerde buna göre değişim geçirmektedir.

Çağdaş suç ve ceza anlayışı; insanlığın acı deneyimleriyle belli ilkelerle tanımlanmıştır.
Evrensel insanlık değerler bütünüyle, hukuk normları oluşturuldu. Böylece din, dil, ırk, renk, cins ayrımı gözetmeksizin herkesin hukuk önünde eşit olduğu gerçeği kabul edildi.

Din’ler, ideolojiler; kendi suç ve ceza anlayışı ile, ben ve öteki ayrımcılığı ile hukuku işletmek ister.

Din’ler ve ideolojiler çatışmasından hukukun evrensel ilkelerine geçişle, din ve mezhep çatışmasını bıraktı. Ama emperyalizmin sömürme yöntemleri değişti. Terör örgütleri kurup ülkeleri karıştırmak yolu tercih edildi. Buna en yatkın alan da ne yazık ki İslam ülkeleridir.

İslam dünyası; çatışma, katliam, yıkım, yağma alanı. Bir Müslüman diğerini beğenmiyor. Birinin hak, hukuk, adalet anlayışı diğeri ile uyuşmuyor.

Halk mı ahlaksızlaştı yoksa aklı mı tutuldu? Evet ne oldu? Yoksulluğun, yolsuzluğun, soygunun, talanın ayyuka çıktığı, zenginleşen bir avuç kesimin şatafat içinde yaşadığı yığınların işsiz, gelir düzeyi düşük olmasına rağmen böylesine bir tercih için bir neden olmalı.

Ahlaksızlar, yalancılar, dolandırıcılar, teröristler, katiller, işbirlikçiler; benimseniyor, seviliyor, tercih ediliyor. Peki ama neden?

Medya ilizyonu ile kitleler uyuşturuluyor. İnsan beyninin ürettiği dalgaları tespit etmek suretiyle düşünceler okunabileceğine ve kaydedilebileceğine ilişkin çalışmalar sürüyor.

Böyle bir icat gerçekleştirilmiş olsa ve bu aletten yeteri kadar üretilse, o zaman insanlar arası ilişkiler nasıl olacak, iletişim nasıl kurulacak, devlet işleyişi nasıl olacak sorusu soruluyor.

Bir düşünelim; güç ve yetki sahiplerinin elinin altında böyle aletler olsa ne yaparlardı? Herhalde, daha insan beynindeyken düşünceleri değiştirir veya insan beyninden silerlerdi.

İnsan düşüncesini okuyabilmek mümkün olursa, insan hafızasını silmek ve yerine birkaç dakika içinde yeni bir hafıza yerleştirmek de ardından gelirdi. Böylece; bu bilimsel kapasiteyi eline geçiren güç, bütün insanları robot gibi kullanabilirdi.

İnsanları robot olarak kullanabilmek için düşüncelerini okumaya veya bilgisayardaki gibi hafızalarını silip yerine başka bilgiler doldurma yeteneğine sahip makinelere gerek de yok. Çünkü günümüzde de tarih bilincini, kimlik bilincini, beynindeki inanç haritasını değiştirdikleri insanları robot olarak kullanabiliyorlar.

İşte bugün; operasyonunu, insanların algılamasını değiştirmekle görevli, bilim adamları, yazarlar, gazeteciler ve televizyoncular yapıyor. Kısacası, devletlere, milletlere hâkim olmak isteyenler, bunu insanları ikna etmek suretiyle ve medya vasıtasıyla başarıyor!

Esasen, insanları medya manyağı, müzik manyağı, spor manyağı haline getirmek, derin güçlerin kullandığı yöntemlerdir.

İnsan; bilinçaltı, gürültü, ritim ve saldırgan sesleri, renk bakımından zenginleştirilmiş hipno-renk etkilerini, bir sanatla karşılaştırma yapılamayacak kadar büyük bir hızla benimser. Bu tahriklerle manevi zekA körelir, bilinçaltı ve tanımayı sağlayan genetik program bozulur.

Toplumun genetiği değişmiş durumdadır. Toplumu bu KABUSTAN kim, nasıl uyandıracak?

Uyuşturulmuş sürü psikolojisine sokulmuş düşünme sorgulama yeteneğini kaybetmiş insan, insan olmak erdemliliğini, gerçekleri, kimin kim olduğunu anlayabilmelidir.

Günün Sözü: Dünyada en zor şey insan olarak kalabilmektir.(12 Aralık 2013.Ankara)

***************************************************************************************

Renklerin Gizeminde…

Aydınlık yarınlara doğa ile koşalım,
Renklerin dili ile gönüllere bakalım,
Mavi ile coşarken yeşilde buluşalım,
Kırmızı sıcağında kalpten kalbe akalım.

Güneşin ışınları barış şuası olsun,
Derenin nameleri sevgi duası olsun,
Gül kokulu bahçeler vuslat ovası olsun,
Kardeşlik türküsüyle yarınlara çıkalım.

Dostlukları kurarken fikrimiz duru olsun,
Yağmur tanesi gibi yolumuz arı olsun,
Yediveren gülleri vuslat baharı olsun,
Pembe düşler içinde nefretleri yıkalım.

Mavinin gizeminde pembe aşka çıkılsın,
Bayrağımın rengine huşu ile bakılsın,
Gökkuşağı şal olup boyunlara takılsın,
Yemyeşil ovalarda çiçek gibi kokalım.

Papatya gelinliğim, duvağım kar beyazı,
Mutluluk şarkıları süsler baharı, yazı,
Bülbülün nameleri dile getirsin sazı,
Sevgi meşalesini hep beraber yakalım.

Mustafa Hoşoğlu
www.antoloji.com/mustafa-hosoglu/siirleri/

***************************************************************************************

HAYRETTİN İVGİN’DEN 1 MAKALE;“ZAVALLI YENİKLER”

Hayrettin İVGİN
KÜLTÜR ÇAĞLAYANI (YAZI-ŞİİR) DERGİSİ SAHİBİ
hayrettinivgin@gmail.com

Avrupa tarihini biraz okuyanlar; Galyalılar’ın (Keltler’in), Roma’yı 7 ay kuşatıp Romalıları güç durumda düşürdüklerini bilirler. Romalı 80 senatör, Keltlerin Başbuğu Brennus ile uzun pazarlıklar yaparlar ve sonuçta belirlenen ağırlıkta altın verirlerse kuşatmanın kaldırılacağı konusunda anlaşırlar. Gerçekten de Keltler altınları aldıktan sonra Roma’yı kuşatmaktan vazgeçerek, kendi topraklarına dönerler.
Romalı senatörlerle Brennus’un huzurunda altınlar bir terazide tartılırken, Keltler tartıda kendi lehlerine hile yaparlar. Romalı 80 senatör bu duruma itiraz ederler. Keltlerin Başbuğu Brennus belinde taşıdığı ağır kılıcını terazinin ağırlık olan kefesine koyarak şöyle haykırır: “Vea Victis!” Yani “Zavallı Yenikler!”
Bu tarihi olayı şunun için anlattım: Yenik taraf her zaman zavallıdır. Galip gelen taraf her zaman haklıdır ve güçlüdür.
Türkiye’de ordu yenilmiştir. Hem de esir alınmıştır. Galip gelen güç kazanmıştır ve terazinin bir kefesine istediği ağırlığı ve kılıcını koymuştur. İtirazlar haklı dahi olsa; Gücün ve kılıcın karşısında bu itirazlar ve hukuk hafif kalmıştır, hatta haksız duruma düşülmüştür.
Ergenekon, Balyoz vb. tertiplerle ordunun bir bölümü artık esir alınmıştır. Haklı ve suçsuz olmaları önemli değildir artık, terazinin öbür kefesinde bulunuyorlar ve yenik durumdadırlar. Onlar artık “Zavallı Yenikler”dir. Önemli olan galip gelmektir. Maalesef önce Türk halkı yenilmiştir, daha sonra Türk ordusu.
Yenilginin sebebi nedir? Sebep daima yenilende aranır. Bu bir askeri ve sportif kuraldır. “Nerede hata yaptım ki yenildim.” diyebilmek artık zavallı yeniğin düşünmesi gereken bir olgudur.
Zamanında bütün güç elinde iken, bu gücü toplumun ve halkın yararına kullanmazsan; Küçük şahsi hesaplar içinde olursan, sonunda Cumhuriyeti kuşatmak için yıllarca hazırlık içinde olanların kılıçları, ağırlığın bulunduğu terazinin kefesinin üstüne konulur. Ve “Zavallı Yenikler” durumuna geliverirsin.
İnsanların başörtüleri ile uğraşılırsa, namaz kılıyor mu, kılmıyor mu? diye araştırmalar içinde bulunulursa, bunun gibi gereksiz işlerle vakit geçirilirse, Cumhuriyet’e yönelik tehditler göz ardı edilirse; Türklüğü aynı Roma gibi kuşatıverirler. Türklüğü kuşatanlardan terazide adalet beklemek beyhudedir. Gördük, temyizdeki itirazların nasıl geri döndüğünü. Çünkü artık “Zavallı Yenikler” durumundadırlar.
12 Eylül 1980 Darbesini hatırlıyorum. Binlerce insan işkencelerden geçti, binlerce aydın üniversitelerden atıldı, binlerce insan yurtdışına kovuldu ve vatandaşlıktan çıkarıldı. Yüzlerce insan darağaçlarında can verdi. Onbinlerce insan hapishanelerde çürüdü. Ne için oldu bu? Emperyalistlerin hoşuna gitmek için yapıldı.
Emperyalistler seni dize getirmek için yaptığın hatalardan yararlanarak PKK denilen bir canavar yarattı, “Kürt sorunu” diye olmayan sözde bir sorun türetti. Akıllanmadın ey kavm-i Türk, bu tuzaklara düştün. Kendi vatandaşına dışkı yedirdin. Kendi topraklarını bombaladın, köyleri boşalttın. Dillerini yasakladın, hapishane sayılarını artırdın. Kimilerine “komünist” dedin attın içeri, kimilerine “bölücü” dedin içeri attın. Bu da yetmiyormuş gibi “dinci ve yobaz” avına çıktın. Başörtüsü dedin, yasaklamaya kalktın. Namaz kılan inançlı insanı dahi ordudan attın, devlet dairelerinde iş vermedin, üst kademelere getirmedin.
İktidarlarda iken siz “Zavallı Yenikler”; Sanayileşmeden modernleşmeyi dayattırın. Ekonomiyi düzeltmeden demokratikleşmeye geçişin sonunun bu olacağını hesap dahi etmedin. Asker elitistler, bürokrat seçkinler yarattın.
Roma kuşatılmışsa işte bu sebeplerle kuşatıldı. Anladın mı “Zavallı Yenikler”? Artık hiç bir bedel, galibin kılıcının ağırlığına eşit olamaz, çünkü yenildin. Ama üzülmeyin ey “Zavallı Yenikler!” Ağır kılıcını terazinin bir kefesine koyanlar; Aynen senin yaptığın hataları yapıyorlar. Bu hatalarını, son yıllarda zulümle, haksızlıkla, adaletsizlikle devam ettiriyorlar. Şimdi onların “Zavallı Yenikler” olmasına sıra geldi, kendi sonlarını getiriyorlar.

***************************************************************************************

Dokunuş…

Adam, şiir sanıyor abur cubur yazmayı,

Sanatı katletmeyi, kaideyi bozmayı…

Ne öz var, ne usare, ne tat, ne tuz rastgele;

“Dam başında saksağan, vur beline kazmayı”

AHMET SÜREYYA DURNA

***************************************************************************************

AV.CEMİL CAN’DAN 1 MAKALE;KOKUŞMUŞLUK…

AV.CEMİL CAN
cc1402c@gmail.com

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, “Saydam ve hesap verilebilir kamu ilkesi”ne rağmen, gümrük uzlaşma tutanaklarını Sayıştay’a vermiyor!.. Yasa göre, gümrüklerden mal geçirenlerin beyanı ile gümrük idaresince yapılan tespit arasında farklılık olması halinde; -ki bu durum çoğunlukla gümrükten mal kaçırma olarak kabul edilir- ödenmesi gereken vergi ve cezalar için uzlaşma komisyonlarında, uzlaşma tutanağı düzenlenerek (1) vergi ve cezasının bir kısmından vazgeçiliyor. İşte devletin en yüksek denetleme kurumu olan Sayıştay’dan gizlenmekte olan bu tutanaklardır. Bakanlığın denetimden kaçmayı, Sayıştay’ın “yerindelik” denetimi yapacağı varsayımına dayandırması hiç bir şekilde inandırıcı değildir… Gümrük Kanununun 244. maddesine (2) göre vatandaşın beyanı ile idarece yapılan tespit arasındaki farklılığın kanun hükümlerinin yeterince anlaşılamamasından veya yanlış anlaşılmasından ya da yargı kararları ile idarenin görüş farklılığından kaynaklanması söz konusu olduğunda uzlaşmaya gidiliyor. Bu kapsamda tutulan tutanakların Sayıştay denetiminden kaçırılması, akla gümrüklerde yolsuzluk yapıldığını getirir… Hükümetin bu denetimden kaçınması ise, yolsuzluğun büyüklüğünü gösterir…
***
Mısır İhvan’ıyla gizli görüşmeler yapan Başbakan’ın danışmanları 90 milyar doları gözlerini kırpmadan bu örgüte verdiler!..(3) Hükümetin Suriye politikasının Türkiye’ye maliyeti ise, boşuna yere ölen insanları katmazsak 10 milyar doları aşmış durumda…(4) Otogaza yapılan zamdan sonra, bir kaç gün arayla, benzine ve mazota da zam yapıldı. Pek yakında doğal gaza da zam geleceği kesin… Sıra AKP mitinglerinde Erdoğan’la birlikte “Beraber yürüdük biz bu yollarda” türküsünü söyleyen asgari ücretliye gelince, hükümetimiz dikenlere takılmış, adım atamıyor!.. DİSK’e göre, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 1.121, insanca yaşam sınırının 3.544 TL olduğu ülkemizde, 803.68 TL tutarındaki asgari ücrete, sadece ve sadece yüzde 3’lük bir artış öngörülüyor!.. Yani ayda 24 lira!..
***
Çoğu AKP’ye yakın olan müteahhitleri dolandırmak amacıyla, Türkiye’nin dört bir yanında yapılan 112 acil servislerinin birçoğu için arazileri, AKP’li belediyeler bedelsiz vermiş. Dolandırıcılar, komisyon adı altında istasyon başına 30 bin lira almışlar. Yerel seçimler öncesinde yapımı hızlandırılan ve hükümetin en önemli yatırımı olarak lanse edilecek olan “acil servis” işinin içerisinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın eniştesi Oktay Ferşat ile Spor Bakanı Suat Kılıç’ın kayınpederi Ali Yüksel’in olması ise, müteahhitlerin kolayca dolandırılmasında etkili oldu… Anlaşılıyor ki, yaklaşan yerel seçimlerde AKP’li belediyelerin ve hükümetin icraat olarak göstereceği bir şeyi yok. Bu yüzden olsa gerekir, AKP grup toplantısında, CHP’li belediyenin Eskişehir’de yaptığı işleri hükümetin icraatları imiş gibi gösterdi!.. Halbuki, Erdoğan’ın asıl icraatı; oğlu, kızı, damadının ağabeyi, oğlunun kayınvalidesi, eniştesi ve kızının eltisinin de aralarında bulunduğu, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV)’in İbn-i Haldun adıyla kuracakları üniversitedir…(5) Bu konudaki yasa tasarısı bile hazırlanıp, TBMM’ne sunulmuştur!.. Ne kaldı geriye, ihtiyaç duyulan 15 milyon dolar. O da vakfın işlettiği 12 ayrı kız yurdundan karşılanacakmış!.. (6) Bu kız yurtlarını aklınızın bir köşesinde tutun. Sonra da kızlı-erkekli yurtlar tartışmasını anımsayın. Başbakan’ın dünyayı ayağa kaldırmasının nedeni kendi kız yurtları olabilir mi acaba? Her neyse söylediğimi anladınız umarım.

Doğalgaza gelecek zam nedeniyle, bizim bu taraflarda bu kış biraz zor geçecek… Sizin yurtlarda, ham dolsun yakıt sıkıntısı da pek olmaz!.. Biraz ötenizde 3. havalimanı yapılacak olması nedeniyle, toprakları metrekaresi 22 TL’den kamulaştırılmak istenen Yeniköy halkı var. Onlar “topraklarımız gasp ediliyor” diye bağırıyorlarmış… Çok bağırmayın ama, nasılsa bundan sonraki yağmurlarda da beraber ıslanmayacak mıyız?
***
Vaktiyle müşahit olarak siyasete atılan AKP Milletvekili Mahmut Mücahit Fındıklı, milletvekili seçildikten sonra, Sima İnşaat’taki hisselerini oğlu müteahhit Hasan Fındıklı’ya devretmiş. Sonra da TOKİ’den sahte belge ile 12 milyon 65 bin liralık “Isparta-Gelendost TOKE Toplu İnşaat” işini almışlar… Sahte belge kullandığı için Tahsin Fındıklı hakkında açılan ceza davasında, sahte olduğu ileri sürülen evrakların “aldatma kabiliyeti” olmadığı için beraat kararı verilmiş. Aldatma kabiliyeti olmayan o evraklar, TOKİ yetkililerini acaba nasıl aldatmışlar?.. Hadi bu soruya cevap aramayın bakalım. Sonuçta aldatmak isteyen yandaşlara, sahte evrakları iyi hazırlayamadıkları için ceza verilmemiş tabi. Onu anladık da aldanmak isteyen yandaşlar neden hala aynı yetkilerle koltuklarında oturuyor?..
***
Japon Milli Günü’nde konuşturulan Emine Erdoğan’a “Burada hangi sıfatla konuşuyorsunuz” diye sorması üzerine, neredeyse linç edilmek istenen Kamer Genç’e, gösterilen bu aşırı tepki, sorusu yüzünden değilmiş meğer. Genç, o günlerde büyük bir yolsuzluğun üzerinde çalışıyormuş… Bodrum’da Cennet Koyu’nda bir gün önce hazine adına kaydedilen 678 bin 963 metrekarelik arazi, üç gün sonra emekliye 2 bin lira kredi vermeyen Ziraat Bankası’nın Kurumsal Şubesi’nden alınan 180 milyon dolar kredi ile 150 milyon dolara Bodrum A.Ş tarafından satın alınmış… (7) Yani Hazinenin parası ile yine Hazinenin arazisi satın alınmış. Üstelik ayni arazi teminat gösterilerek 180 milyon da kredi alınmış. Arazi beleşe geldiği gibi 30 milyon dolar da yandaşların ceplerinde kalmış!.. Devleti adam gibi söğüşlemek buna derim işte!..
***
Kadir Has Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ABD Türkiye ilişkilerini, ankete katılanların yüzde 58.6’sının bakışı olumsuz. Yüzde 32,6’lık bir kısım ise, ABD’yi sömürgeci olarak görüyor. (8) ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nün Küresel Ekonomiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Kemal Derviş, Kılıçdaroğlu’nun ABD ziyaretini değerlendirirken; “Başbakan da başbakan olmadan önce ABD’ye gitmişti” vurgusunu yapmış, ardından “ABD’nin çok yakın dostuyuz” diyerek, olumsuz algıyı değiştirmek için üzerine düşeni yapmıştır… Gezisinin son gününde Washington’daki temasları ile ilgili olarak gazetecilere değerlendirme yapan Kılıçdaroğlu, hiç geri kalır mı. O da BOP’un bugün için geçerli olmadığını savunarak, görevini yapmıştır!.. Kılıçdaroğlu, BOP’un geçerli olmadığı gibi son derece iddialı bir sözü nere dayanarak söylüyor acaba? Kalıbımı basarım CHP Genel Başkanı’nın ağzından çıkan bu sözlerin, çok daha yumuşatılmışını ABD’li bir yetkiliden duyamazsınız!.. “Açılım”a destek vermeyi, İsrail ile sıcak ilişkilere işaret etmeyi de yukarıdakilere eklediniz mi, ABD’ye verilen mesaj, ayan beyan ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar düşük seviyeli görüşmeler sonunda bu sözler söylenmiş ise de, Kılıçdaroğlu ABD yönetimine: Vakti gelir de Erdoğan’ı deliğe süpürürseniz eğer, ondan boşalan yeri doldurmaya hazırım mesajını vermiştir!.. ABD’ye giderken ulusalcı medyaya ambargo koyma nedeni, demek ki bu mesajı Türk kamuoyundan gizlemekmiş!.. Bakmış olmuyor, hazret açıktan Amerikancı kesilmiş!..
***
25 Ağustos 2004’te MGK’da alınan 481 nolu ve altında Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve diğer hükümet yetkililerinin imzası bulunan Cemaat’le mücadele kararının, ara karara rağmen, usul kuralları çiğnenerek, mahkemeye getirtilmediği ortaya çıktı… MGK kararının Taraf gazetesinde yayınlanması ile Balyoz, Ergenekon, Askeri Casusluk gibi çöken davaların, hukuki değil, siyasi davalar oldukları bir kez daha kanıtlanmıştır… Erdoğan’a geri adım attırıldıktan sonra, savcılık bavulcu gazeteci Mehmet Baransu hakkında, devlet güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek ve açıklamak suçlaması ile 43 yıla kadar hapis istemi ile soruşturma başlatmıştır… Güya bu dava ile berabere kalmışlık mesajı verilecek!.. Bu arada Anayasa Mahkemesi, CHP Milletvekili Mustafa Balbay’ın uzun tutukluluk nedeniyle “siyasi haklarının ihlal edildiği” sonucuna vardı. Can simidi değerinde olan bu karar ile asıl tutuklu milletvekilleri değil, hükümet kurtarılacaktır!.. Zira 481 nolu MGK kararının altından Erdoğan hükümeti kolay kolay kalkamayacaktı…
Kumburgaz’da bir villada yakalanan büyük abi Yardımcı İstihbarat Elemanı Erhan Tuncel, Baransu’dan aşağı kalacak değildi herhalde. O da zamanlamasını iyi yapmış ve bavulunu açmıştır. Tuncel, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinin arkasında “Ramazan Akyürek çetesi var” demiş… Erhan Tuncel’in suçladığı isimlerden, eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Sabrı Uzun, Tuncel’i doğruladıktan sonra, “Hrant Dink’i vuracaklar” yazılı raporun kendisinden gizlendiğini ileri sürmüştür!.. Bu açıklamalardan sonra, Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın yeni bir soruşturma başlatması gerekiyor… Teftiş Kurulu Başkanı ise, soruşturulacak olanların başında gelen Ramazan Akyürek’tir. Soruşturmanın selameti bakımından görevden alınması zorunlu mu değil mi göreceğiz!.. Bakalım hükümet, Akyürek kadar “yürekli” midir?..

DİPNOTLAR:
(1) Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği, Madde 4: Beyan ile gümrük idaresince yapılan tespit sonucunda belirlenen veya gümrük idaresince tespit edilmesinden önce beyan sahebince bildirilen farklılıklara ilişkin tebliğ edileng ümrük vergileri alacakları ile Kanunda ve ilgili diğer kanunlarda öngörülen cezaların tümü uzlaşma kapsamındadır. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/08/20110827-16.htm
(2) Gümrük Kanunu, Madde 244: Beyan ile gümrük idaresince yapılan tespit sonucunda belirlenen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen gümrük vergileri alacakları ile bu Kanunda ve ilgili diğer kanunlarda öngörülen cezalar hakkında; yükümlülük veya ceza muhatabı tarafından, söz konusu eksiklik veya aykırılıkların kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten veya kanun hükümlerini yanlış yorumlamaktan kaynaklandığının veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu maddede yer alan hükümler çerçevesinde yükümlüler veya cezanın muhatabı ile uzlaşabilir. Uzlaşma talebi, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde, henüz itiraz başvurusu yapılmamış gümrük vergileri ve cezalar için yapılır. Uzlaşma talebinde bulunulması halinde, itiraz veya dava açma süresi durur, uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye başlar, ancak sürenin bitimine üç günden az kalmış olması halinde süre üç gün uzar. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
http://www.orgtr.org/tr/gumruk-kanunu-madde-242245
(3)http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/28400-akp-ihvana-90-milyon-dolar-aktardi.html
(4)http://www.sariyertimes.com/savasmadan-turkiyenin-suriye-aarari-10-milyar-dolar/
(5)http://www.gazeteport.com.tr/haber/153199/erdogan-ailesi-universite-kuruyor
(6)http://www.gazeteport.com.tr/haber/153328/yeni-universiteye-15-milyon,
(7)http://www.aydinlikgazete.com/mansetler/28370-kamer-genc-acikladi-hazine-arazisi-yandasa-bedava.html
(8) http://www.khas.edu.tr/news/950/1278/Kadir-Has-ueniversitesi-nden-Dis-Politika-Anketi.html

***************************************************************************************

Gerçek Dertliler…

Dertlerin önüne tebessüm dizdim,
Yine de üstünden aşıp gittiler,
Acıdan diyarı dolandım gezdim,
Bendeki bu derdi; delip geçtiler.

Neler gördüm neler, yavrusu ölen,
Zalimin sadistçe zulmünü gören,
Acılı çileden, bir kefen ören,
Üstüne serip de, kesip biçtiler.

Meğerse çileyi zevk eden varmış,
Onlara saadet, uzak diyarmış,
Acıyı tartarak, lezzet ararmış,
Zehirsiz bal sanıp, süzüp içtiler.

Hamiyet perverler yardıma koştu,
Aslında aşılan, hafif yokuştu
İçinde çırpınmış, yaralı kuştu,
Uçamaz bu artık, deyip kestiler.

Dertliyi fark ettim, sesimi kestim,
Bir kıyas uğruna kendime küstüm,
Çareyi götürdüm, gürleyip estim,
Gene de acıyı, gülüp seçtiler.

Bedri Tahir Adaklı
www.antoloji.com/bedri-tahir-adakli/siirleri/

***************************************************************************************

TÜRKİYE ŞAİR OZAN VE YAZARLAR KÜLTÜR DERNEĞİ BAŞKANI HASAN AZKIRAN;2014 YILINDA, 600 SAHİFELİK ”PERDENİN GERİSİNDE KALAN DEHALAR” İSİMLİ ŞİİR ANTOLOJİSİ ÇIKARACAK…

KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

TÜRKİYE ŞAİR OZAN VE YAZARLAR KÜLTÜR DERNEĞİ BAŞKANI HASAN AZKIRAN;2014 YILINDA, 600 SAHİFELİK BİR ŞİİR ANTOLOJİSİ ÇIKARACAK. BAŞKAN HASAN AZKIRAN’IN AÇIKLADIĞINA GÖRE, ANTOLOJİYE İŞTİRAK ETME ŞARTLARI AŞAĞIDA Kİ ŞEKİLDEDİR;

1-Her şair, her biri bir sayfayı geçmeyen 1 kısa öz geçmişi, 5 şiiri ve bir de fotoğrafla katılacaktır.

2-Eserler siyasi içerik taşımayacaktır.

3-konu serbesttir, gerek hece ve gerekse serbest türde yazılmış bir sayfayı geçmeyecek olan eserler bilgisayarla yazılmış olacaktır.

4-her katılımcı, baskı masraflarını karşılamak üzere 6 sayfa için 150.00 Tl.sını Hasan Azkıran’ın 5025940 numaralı posta hesabına yatıracak alınan makbuz eserlerle birlikte aşağıdaki e posta adresine gönderilecektir.

5-Gönderilen eserler jüri üyeleri tarafından incelenerek 1-2-3’cü seçilecek, kalıcı niteliği olan plaketle ödüllendirileceklerdir.

6-Son katılım tarihi 30 Nisan 2014’dür, bu tarihten sonra gelecek olan eserler dikkate alınmayacaktır.

7-Bu antoloji ile birlikte gelen eserler aynı zamanda da ödüllü şiir yarışmasına da katılmış olacaktır.

8-Gerek Antolojiye ve gerekse şiir yarışmasına Yurt içi ve yurt dışından her yaşta ki insanlar katılabilir. Anlaşılamayan konularda şu telefon numarası aranabilir;Hasan Azkıran-Tel.0-536-316 3762

9-Yarışmaya doğu illerinden katılacak olanlar, Derneğimizin İller arası Genel Koordinatörü Şair Yazar Nihat İlikçioğlu-Tel.0-532-7644448,

Trakya’dan katılacak olanlar, baş temsilcimiz Hüseyin Güler-Tel.0-535-3471645,

Batı Karadeniz Bölgesinden katılacak olanlar, baş temsilcimiz Derya Kızılgöz-Tel.
0-538-7115523,

Ege bölgesinden katılacak olanlar, baş temsilcimiz Sacide Yaylaz-Tel.0-545-9093707,

Akdeniz bölgesinden katılacak olanlar, baş temsilcimiz Yücel Kurucu-Tel.0-505-6290567 ile temas kuracaklardır.

HASAN AZKIRAN
TÜRKİYE ŞAİR OZAN VE YAZARLAR KÜLTÜR DERNEĞİ BAŞKANI
DR.ZİYA KAYA MAHALLESİ, KANARYA SOKAK, NO.23 D.2
GEMLİK-BURSA
TEL.0-536-3163762 VEYA 0-224-5050080
E POSTA.azkiran-hasan@hotmail.com
NOT.HASAN AZKIRAN’A FACEBOOK ÜZERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ.

NOT.SİZ DE BULUNDUĞUNUZ İL-İLÇE-KASABA VE KÖY’DE BU TÜR BİR ANTOLOJİ YAYINLAYARAK, TÜRK EDEBİYATINA HİZMET EDEBİLİR VE PARA KAZANABİLİRSİNİZ.

***************************************************************************************

NEVŞEHİR DOĞUMLU OLAN, UZUN YILLARDIR KAYSERİ’DE YAŞAYAN ÜNLÜ YAZAR VE ŞAİRLERDEN ANASAM GENEL BAŞKANI SABİT İNCE YAKINDA İSTANBUL’A TAŞINACAK. SABİT İNCE’YE FACEBOOK ÜZERİNDEN DE ULAŞABİLİRSİNİZ, İLGİLENENLERE ÖNEMLE DUYURULUR.

Toplam Okunma : 209 / 15 Aralık 2013 - 13:38

İlginizi Çekebilecek İçerikler

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK YAŞAR NURİ ÖZTÜRK

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK Yaşar Nuri Öztürk haricinde herhangi...

Bayram’da açık fırınlar ve eczaneler Bayram’da açık fırınlar ve eczaneler

Ramazan’daki Nöbetçi Fırın, Zabıta ve İtfaiyeler Belli...

Başkan Mutlu’dan Bayram Mesajı Başkan Mutlu’dan Bayram Mesajı

Bucak Belediye Başkanı Süleyman Mutlu, Ramazan Bayramı münasebetiyle...

Okuyucu Yorumları

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

Şehirlere Göre Köşe Yazarları

Sitemizde En Çok Okunanlar

ANTALYA UYARILDI BUCAK DİKKAT
ANTALYA UYARILDI BUCAK DİKKATSuriye’den kısa süre önce Türkiye’ye giriş yaptığı belirlenen 4...
ANTALYA’DA KAZA BUCAKLI GENÇ VEFAT ETTİ
ANTALYA’DA KAZA BUCAKLI GENÇ VEFAT ETTİ5 mart 2014 çarşamba günü Antalya’da meydana gelen kazada Burdur Bucaklı...
Bucak’ı Yasa Boğan Ölüm , Genç Öğretmen Yaşama Tutunamadı
Bucak’ı Yasa Boğan Ölüm , Genç Öğretmen Yaşama TutunamadıBucak’ta  halısaha maçına hazırlanırken kalp krizi geçiren  1979...
ANTALYA UYARILDI
ANTALYA UYARILDIDeniz Baykal’ın sosyal medya hesabından atılan canlı bomba iddiası...

Sitemizde En Çok Yorumlananlar

İletişim, Başarı ve Motivasyon
İletişim, Başarı ve MotivasyonBaşbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Antalya İl Müdürlüğünün, Antalya...
Bucak Belediyesi’nden Asfalt Hamlesi
Bucak Belediyesi’nden Asfalt HamlesiBucak Belediyesinin, 2015 yılı asfalt programı doğrultusunda Fen işleri...
Son Dakika Bucak’ta  Isparta  Ağlasun da 4.8 Deprem
Son Dakika Bucak’ta Isparta Ağlasun da 4.8 DepremBurdur Ağlasun Çamlıdere merkez üssü olan 4.8 büyüklüğünde deprem...
SDÜ Çalkalanıyor ! Skandal Detaylar Ortaya Çıktı
SDÜ Çalkalanıyor ! Skandal Detaylar Ortaya ÇıktıIsparta merkezli 4 ilde düzenlenen ‘Paralel Yapı’ operasyonunda,...
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle
95